Kategori: MAĞUSA

  • KUTUP OSMAN TÜRBE VE TEKKESİ

    Mağusa surları dışında Namık Kemal Lisesi yanında yer almaktadır. Bu Türbe Halvetiye Tarikatı’nın Kıbrıs’taki kurucusu Kutup Osman Fazlullah Efendiye aittir. Kutup Osman, Halvetiye Tarikatı mensuplarından Şeyh Fazlullah Efendi’nin oğlu olup Bulgaristan’ın Şumnu kasabasında doğmuştur. Ulema sınıfından olup ilahiyatın muğlak yönlerini çözmeye yarayacak bir çok eserleri vardır. Devrin padişahı olan IV. Mehmet kendisine sarayda imamlık ve eğitmenlik görevleri vermiştir. Kendini çekemeyenlerin ittirasına uğrayarak 1690 yılında Mağusaya sürgüne gönderilmiş, bir yıl sonra da burada vefat etmiştir. Zaman aşımı ile izi kaybolmaya yüz tutan türbesi Elhaç Seyid Mehmet Ağa tarafından 1824 yılında yeni baştan inşa ettirilerek türbenin yanına bir mescit ile tarikat mensuplarının ikameti için de bazı odalar eklenmiştir. Mezarının 1835 tarihli ahşap kitabesi şu anda Cambulat Müzesinde sergilenmektedir.

  • MARAŞ AYİOS YUANNİS KİLİSESİ İKON MÜZESİ

    Maraş bölgesinde yer alan kilise 1960 yılında inşa edilmiştir. Kilisenin birikon müzesi olarak düzenlenmesi çalışmalarına 1994 yılında başlanmış ve 2 Mayıs 1995 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kilisede sergilenen ikonların büyük bir bölümü bu kiliseye ait olmasına karşın çok az bir bölümü çevredeki kiliselerden toplanmış olanlardır.

  • KIZIL HAMAM

    Mağusa’daki Osmanlı dönemine ait üç hamamdan birisidir. Akkule Girişi’nin kuzeybatısında yer almaktadır. Günümüze sadece temel kalıntıları gelebilmiştir. Hamamın değişik bölümleri temel kalıntıları izlenerek belirlenebilmektedir.

  • ŞAM MÜFTÜSÜ MEHMET ÖMER EFENDİ TÜRBESİ

    Lala Mustafa Paşa Camisinin avlusundadır. Klasik Osmanlı türbe mimarisinin tipik örneklerindendir. Yanlarındaki sivri kemerleri ve türbeyi örten kubbesi dikkat çekicidir. Tamir edilmesi nedeniyle mimari özelliklerinden çok şey kaybeden türbe bugün değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Bu türbenin imam ve müderis olan İbrahim Efendi’ye ait olma olasılığı üzerinde de durulmaktadır.

  • MUSTAFA ZÜHTÜ EFENDİ TÜRBESİ

    Lala Mustafa Paşa Camisi’nin avlusundadır. Bu türbede 1903 yılında ölen ve İmam Hatip ve Kavanin azalığı yapan Mustafa Zührü Efendi gömülüdür. Günümüze hiçbir değişime uğramadan gelen tek türbedir. Dört kemer üzerine oturan bir kubbesi ve kemer açıklıklarını kapatmak için yerleştirilen tek kapılı demir parmaklıkları vardır.

  • CAFER PAŞA ÇEŞMESİ

    Namık Kemal Meydanı’nın Kuzeybatı köşesindedir. Klasik Osmanlı yapı özelliklerini taşıyan çeşme ilkin Venedik Sarayı’nın önünde yer almaktaydı. Bu çeşmenin yıkılması üzerine şimdiki çeşme inşa edilmiş ve eski çeşmeye ait mermer kitabe buraya monte edilmiştir. Çeşmenin yazıtında Hicri-1005 (1597) tarihi okunmaktadır.

  • YİRMİSEKİZ ÇELEBİ TÜRBESİ

    Surlariçi Naim Efendi Sokakta yer alan bir Osmanlı devri yapısıdır. Bu hamam kubbeleriyle ilgi çekmektedir. Yapı, üzeri kubbe ile örtülü altı odadan, odaların arkasında tonozla örtülü bir su deposundan ve soyunmalık olduğuna inanılan üst örtüsü yıkık kısımlardan oluşmaktadır.

  • KERTİKLİ HAMAM

    Surlariçi Naim Efendi Sokakta yer alan bir Osmanlı devri yapısıdır. Bu hamam kubbeleriyle ilgi çekmektedir. Yapı, üzeri kubbe ile örtülü altı odadan, odaların arkasında tonozla örtülü bir su deposundan ve soyunmalık olduğuna inanılan üst örtüsü yıkık kısımlardan oluşmaktadır.

  • CANBULAT TÜRBE VE MÜZESİ (ARSENAL TABYASI)

    Kilis Sancak Beyi olan Canbulat Beyin, Kıbrıs’ın fethine karar verildiğinde, hazırlanan kuvvetler arasına dahil edilmesi önerilir. Lefkoşa’nın Osmanlılarca fethinde üstün yararları görüldüğünden, 1570’te Mağusa’yı kuşatan Osmanlı ordusunda, İskender Paşa ve Deniz Paşa ile birlikte yeniden görevlendirilir. Orjinal adı Arsenal tabyası olan mevkide şehit düştüğü inancıyla türbesi buradaki tabyanın altında bulunmaktadır. Zamanla yıpranan bina 1968 yılında yeniden inşa edilerek ön kısmı da bir müzeye dönüştürülmüştür. Halen müzede etnografik ve arkeolojik eserler sergilenmektedir

  • DENİZ KAPISI (PORTA DEL MARE)

    Mağusa’ya girişi sağlayan orijinal şehir kapılarından biridir. Çok güzel bir mimari yapıya sahip olup iyi korunmuş durumdadır. 1496 yılında Venedikli Nicolo Prioli tarafından inşa ettirilmiştir. Demirle kaplı ahşap kapı, Türkler zamanından, demir parmaklıklı kapı ise Venedikliler zamanından kalmadır. Kapının üst kısmında, mermer üzerine işlenmiş Venedik Cumhuriyeti’nin amblemi kanatlı aslan, Nicolo Prioli’nin adı ve arması, 1496 tarihi görülmektedir. Mermerin Salamis’ten getirildiği sanılmaktadır.