Lala Mustafa Paşa Camisi’nin avlusundadır. Bu türbede 1903 yılında ölen ve İmam Hatip ve Kavanin azalığı yapan Mustafa Zührü Efendi gömülüdür. Günümüze hiçbir değişime uğramadan gelen tek türbedir. Dört kemer üzerine oturan bir kubbesi ve kemer açıklıklarını kapatmak için yerleştirilen tek kapılı demir parmaklıkları vardır.
Blog
-
CAFER PAŞA ÇEŞMESİ

Namık Kemal Meydanı’nın Kuzeybatı köşesindedir. Klasik Osmanlı yapı özelliklerini taşıyan çeşme ilkin Venedik Sarayı’nın önünde yer almaktaydı. Bu çeşmenin yıkılması üzerine şimdiki çeşme inşa edilmiş ve eski çeşmeye ait mermer kitabe buraya monte edilmiştir. Çeşmenin yazıtında Hicri-1005 (1597) tarihi okunmaktadır.
-
YİRMİSEKİZ ÇELEBİ TÜRBESİ

Surlariçi Naim Efendi Sokakta yer alan bir Osmanlı devri yapısıdır. Bu hamam kubbeleriyle ilgi çekmektedir. Yapı, üzeri kubbe ile örtülü altı odadan, odaların arkasında tonozla örtülü bir su deposundan ve soyunmalık olduğuna inanılan üst örtüsü yıkık kısımlardan oluşmaktadır.
-
KERTİKLİ HAMAM

Surlariçi Naim Efendi Sokakta yer alan bir Osmanlı devri yapısıdır. Bu hamam kubbeleriyle ilgi çekmektedir. Yapı, üzeri kubbe ile örtülü altı odadan, odaların arkasında tonozla örtülü bir su deposundan ve soyunmalık olduğuna inanılan üst örtüsü yıkık kısımlardan oluşmaktadır.
-
CANBULAT TÜRBE VE MÜZESİ (ARSENAL TABYASI)

Kilis Sancak Beyi olan Canbulat Beyin, Kıbrıs’ın fethine karar verildiğinde, hazırlanan kuvvetler arasına dahil edilmesi önerilir. Lefkoşa’nın Osmanlılarca fethinde üstün yararları görüldüğünden, 1570’te Mağusa’yı kuşatan Osmanlı ordusunda, İskender Paşa ve Deniz Paşa ile birlikte yeniden görevlendirilir. Orjinal adı Arsenal tabyası olan mevkide şehit düştüğü inancıyla türbesi buradaki tabyanın altında bulunmaktadır. Zamanla yıpranan bina 1968 yılında yeniden inşa edilerek ön kısmı da bir müzeye dönüştürülmüştür. Halen müzede etnografik ve arkeolojik eserler sergilenmektedir
-
DENİZ KAPISI (PORTA DEL MARE)

Mağusa’ya girişi sağlayan orijinal şehir kapılarından biridir. Çok güzel bir mimari yapıya sahip olup iyi korunmuş durumdadır. 1496 yılında Venedikli Nicolo Prioli tarafından inşa ettirilmiştir. Demirle kaplı ahşap kapı, Türkler zamanından, demir parmaklıklı kapı ise Venedikliler zamanından kalmadır. Kapının üst kısmında, mermer üzerine işlenmiş Venedik Cumhuriyeti’nin amblemi kanatlı aslan, Nicolo Prioli’nin adı ve arması, 1496 tarihi görülmektedir. Mermerin Salamis’ten getirildiği sanılmaktadır.
-
KARA KAPISI (RAVELİN)
Mağusa şehrine girişi sağlayan orjinal iki şehir kapısından biri olan yapının orjinal ismi “Yarım Ay Şeklinde Tabya” anlamındaki Ravelin’dir. Kara Kapısı, surların Othello Kalesinden sonra en eski kısmıdır. Bugünkü köprü ile giriş yeni olup, eskiden kule yanındaki bir top yuvasının içinden geçilmekteydi. Orjinal kapı bugünkü girişin solunda, iner – kalkar bir köprüye sahipti. Şehre bakan kısmında kemerli bir geçit yer alır. Bu geçitin her iki yanında duvar freskleri, armalar ve küçük bir de kilise bulunmaktadır. Burada yapılan kazılar sonucunda geçitler, top yuvaları ile ilginç bölme ve galeriler açığa çıkarılmıştır. Kemerli geçidin şehre bakan tarafında Venedikliler zamanında zindan olarak kullanılan yeraltı odaları bulunmaktadır.
-
MAĞUSA SURLARI

1489 yılına dek Mağusa şehrini çevreleyen Lüzinyan surları, çok yüksek olmalarına karşın, ince bir yapıya sahiptiler. Ardından Kıbrıs’ı ele geçiren Venedikliler, özellikle Osmanlılara karşı önlem almak ve surları ateşli silahlara karşı sağlamlaştırmak amacıyla 1550’li yıllarda Venedikten getirilen mühendis Giovanni Girolamo Sanmichele ile kaptan Nikolao Foskanini tarafından elden geçirilir. Özellikle deniz tarafındaki surlar, Martinengo Tabyası ve Kara Kapısı bu dönemde inşa edilmiştir. Ayrıca surun şehir dışındaki kısmına 46 m genişliğinde hendek açılarak içerisi su ile doldurulmuştur. İri kesme taştan inşa edilen 3 km uzunluğundaki bu surların yüksekliği 18 m, genişliği bazı yerlerde 9 m kadardır. Duvarlarda, burçlar, kapılar, rampalar, mangallar, cephanelik, depo ve ahırlar bulunmaktadır. Surlardaki kuleler şöyle anılmaktadır: Sur duvarlarlarında yer alan ve isimlendirilmiş 14 kule vardır. Bu kulelerin isimleri;
Canbulat (Arsenal), Deniz Kapısı Burcu (Mare), Othello (Castelle), Halkalı Mazgal (Signoria), Karpaz Tabya (Diamante), Şehit Tabya (Mozzo), Tophane (Martinengo), Pulocazaro, Moratto, Diocare, Kara Kapısı (Akkule-Ravelin), Altın Burcu (Santa Napa), Su Burcu (Andurizzi), Halkalı Tabya (Campo Santo)dır.
Ayrıca bir iç kale olarak Othello binası ve orjinal iki giriş kapısı olarak Kara Kapısı (Ravelin) ve Deniz Kapısı (Porta del Mare) yer almaktadır. Mağusa’nın Osmanlılar tarafından fethi sırasında harap olan surlar, fetih sonrası Osmanlılarca onarılmıştır.
-
İKİZ KİLİSELER ( Templar ve Hospitaler Kilisesi)

14. yy’da inşa edilmiş olan iki kiliseden büyük olan Templar şövalyelerine aittir. Templar şövalyeliği 1313 yılında Papa tarafından kaldırılınca kilise bitişikteki binaya sahip olan Hospitaler şövalyelerine kalmıştır.
-
LATİN St. GEORGE KİLİSESİ

13. yy. sonlarında inşa edilmiş, Gotik üslubun güzel örneklerindendir. Salamis yıkıntılarından getirilen malzemelerin kullanıldığı, mimarisinde Paris’teki St. Chapelle kilisesinden esinlenildiği düşünülmektedir. Beş bölümlü bir nefi olup, bir koro yeri de bulunmaktadır. Günümüze kadar ulaşan bu koro yeri ve kuzey duvarıdır. Geniş ve uzun pencereleri bir zamanlar Gotik oymalarla süslüydü. Kilisenin şehrin surlarının yapımından önce inşa edildiği, sur özelliği taşıyan yapısından anlaşılmaktadır.