Etiket: KRAL MEZARLARI

  • KRAL MEZARLARI

    Salamis yakınlarındaki bu yapının boyutuna ve ihtişamına bakınca hükümdar ailesine ait Kralların Mezarları olduğu anlaşılmaktadır.

    Büyük mezarlık alanı iki bölmeye ayrılmıştır ancak net sınırları henüz bilinmediği için tam olarak kazılmış durumda değildir. Alanın birinde kraliyet mensuplarının ve Salamis’in yüksek düzey yerleşimcilerinin mezarlıkları bulunurken ikinci alanda ise sıradan vatandaşların mezarları gömülüdür.

    Çalışmalar bu alandaki mezarların tarihinin MÖ 7. ve 8. yüzyıla dayandığını ve MS. 4. yy’a kadar kullanılmaya devam edildiklerini göstermektedir. Ancak, bazıları Salamis ve Tuzla yerleşim yerlerinin bir süre beraber var oldukları gerekçesiyle bu mezarların geçmişinin MÖ 11. yüzyıla kadar dayandığına inanmaktadır.

    Gömme gelenekleri, Homer’in İlyada Destanı’nda anlattıklarıyla benzerlik göstermektedir.

    Atın çektiği cenaze arabası cenazeyi diğer atlı arabalarla beraber eğimli rampadan girişe doğru indirmektedir ve sonra naaş ölünün yakıldığı odun yığınına çıkarılıp yıkılmaktadır. Külleri ise odanın içindeki bronz kazanın içinde saklanmaktadır

    Cenazeyi çeken atlar da ölen kişinin onuruna kurban edilmekteydi. Savaş arabalarıyla birlikte gömülen at iskeletleri, mezarların birçoğunun girişinde hala görülebilmektedir ve aynı zamanda sahiplerinin öbür dünyadaki en sevdiği hayvanı sürdürebilmelerini sağlamak için mezar malları olarak feda edilmiştir. Bu arabaların ahşap çerçeveleri çürümüştür, ancak toprakta izler bırakmışlardır ve metalik parçaları hala sağlamdır.

    Ölümden sonraki yaşamda hizmete devam edecekleri düşünüldüğü için hizmetçiler gibi insanların da feda edildiği görülmüştür. 

    Tüm mezarlar numaralandırılmıştır ve ziyaretçilerin bu alanı ziyaret etmeden önce okuması için aşağıda birkaç açıklama sunulmaktadır.